23.12.2010 tarihi itibarıyla ülkemizin en eski ve önemli kurumlarından olan Din İşleri Başkanlığı görevi uhdeme tevdi edilmiş bulunmaktadır. Son derece ağır, fakat onurlu bu görevin sorumluluğunu layıkıyla yerine getirebilme hususunda Yüce Allah’ın yardımını niyaz ediyorum.Bildiriye aziz halkımızı selamlayarak başlıyor, ülkemizin tarihi boyunca Kıbrıs Müftülüğü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Din İşleri Başkanlığı ve Başkan Vekilliği ifa eden değerli meslektaşlarımı rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. Yine ülkemizde hizmet vermiş ve vermekte olan Daire personeli ve bütün din görevlilerinden vefat etmiş olanlarını rahmetle yâd ediyor, hayatta olanlarını selamlıyorum.
Anayasa ve yasalar gereği; laiklik ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalıp; milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek Kıbrıs Türk Halkını din ve ahlak konusunda aydınlatmak Din İşleri Başkanlığı’nın başlıca görevlerindendir. Yine inanç, ibadet ve ahlak esaslarına ilişkin işleri yönetmek ve din eğitimini ilgililer ile işbirliği yaparak yürütmek de Başkanlığın yükümlülüklerindendir. İslâm’ın temel kaynakları, dini bilgi birikimi ve insanlığın ulaştığı çağdaş ve bilimsel birikimin ışığında halkımızın her kesimini kucaklayacak şekilde hizmet vermeyi sürdürmek Başkanlığımızın temel amacıdır. Başkanlığın kurumsal olarak yeterliliği, Anayasa’nın yüklediği sorumlulukların hakkıyla yerine getirebilmesi için gereklidir.
İnsanın özgür iradesiyle seçerek varlığını anlamlandırdığı, yaşama ve ölüme dair nihai anlam haritası sunarak insana kılavuzluk eden din, doğumdan ölüme kadar hayatın her evresinde yer alır. Ancak dinin iç huzuru ve yaşama sevinci verebilmesi, bilgiye temelli, ahlak eksenli bir dini aydınlanma aracılığıyla yüksek insani erdemleri kazanmakla mümkündür. Din gönüllüsü görevlilerimiz, zikredilen nitelikleri taşıyarak bu süreçte pay sahibi olmalıdır.
Başkanlığımız, devletimizin bütün kurumlarıyla ve sivil toplum kuruluşlarıyla iyi iş birliği içinde, fakat gündelik politikanın dışında, siyaset üstü bir duruş ve herkesi kucaklayan bir hizmet anlayışıyla halkımızın takdirini kazanmayı hedeflemektedir.
Ülkemizde, toplum olarak cevabını aramamız gereken soru ve sorunlarımız vardır. Anlamsız önyargı, kin ve öfkeyle kardeşliğimizi neden yaraladığımız, aramızda neden bu kadar kalbi kırık insan olduğu, bayramlarımızın, mübarek gün ve gecelerimizin niçin manevi birer şölene dönüşemediği gibi sorular cevabını toplumca bulmak zorunda olduğumuz sorulardan bazılarıdır. Oysa ülkemizde ve tüm dünyada şefkat ve merhamete her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız. Bu ihtiyacın karşılanmasında dinin merhamet yüklü diriltici sesi hayati önemdedir. Yoksa böyle bir dünyada ne birey, ne aile ve ne de toplum ayakta kalabilir. Müslümanlar olarak İslam’ın barış ve esenliğin dini olduğunu bizzat kendimiz hatırlamalı, barış ve esenlik iklimini öncelikle ülkemizde oluşturmalıyız.
Bu görevi yüklenirken, insanların vicdanlarını uyandırmak ve gönüllerine giden yolu bulmak için başta kendi önyargılarımızı aşmamız, eksikliklerimizi görerek gidermemiz, ülkemizde ve yurt dışında yaşayan bütün insanlarımıza ulaşmamız gerekmektedir düşüncesindeyim. Görevimizi ifa sürecinde göstereceğimiz çaba ve gayretimizde Yüce Allah’ın yardımının bizimle olmasını diliyor, Mücadele ve Şehitler Haftası münasebetiyle vatanları için canlarını feda eden Aziz Şehitlerimizi rahmetle, Gazilerimizi minnetle anıyorum.
Saygılarımla… Doç. Dr. Talip ATALAY

.jpg)