Son güncellenme :06.03.2013 11:29

Anasayfa > HUTBELER > Bir Kul Olarak Kadın(8 Mart 2013)

06.03.2013 Çar, 11:29

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكّرٍ أَوْ أُنْثَى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُولَئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلاَ يُظْلَمُونَ نَقِيرًا

Nisa  Suresi Ayet 124

BİR KUL OLARAK KADIN

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah, kâinatın en şerefli varlığı olan insanı, bir tek özden yaratmıştır.(1) İnsan olma onur ve sorumluluğunu hem kadına hem de erkeğe yüklemiştir. Sahip oldukları bu sorumluluk ve değer açısından kadın ve erkek, Rabbimiz nezdinde aynı öneme haizdir. Nitekim Yüce Rabbimiz “Mümin olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.”(2)  buyurmaktadır. Dolayısıyla kadınıyla erkeğiyle bütün insanlar, Allah’ın kuludur. Önemli olan bu kulluğun farkında olmak, karşılıklı görev ve sorumluluk bilinciyle hayatı sürdürmektir. Peygamberimiz de, “Kadın ve erkek bir bütünü tamamlayan iki eşit parçadır.”(3) sözüyle kadın ve erkeğin biri olmadan diğerinin eksik kalacağını ortaya koymuştur. Bu itibarla kadın ve erkek, sağlıklı ve huzurlu bir toplumu birlikte inşa eden, birbirlerini koruyan ve sükuna ulaştıran iki ayrı değerdir.

Aziz Müminler!

Rahmet Peygamberi, kadının toplum içinde saygın bir yere sahip olması için bugün bile gıpta ile karşılanacak nice gayretler göstermiştir. Öyle ki döneminin kadına yönelik bütün acımasızlığına rağmen O, her daim kadının onurunu korumuş, kadına karşı şiddete başvuranları sert bir dille uyarmıştır. O’nun kadına muamelesi şefkat, merhamet, nezaket ve anlayış örnekleriyle doludur. O, vahye muhatap olmanın heyecan ve ağırlığını ilk olarak sadakât timsali eşi Hatice annemiz ile paylaşmıştır. Sütannesi Halime’ye derin hürmet göstermiş, kızı Fatıma’yı sevgi ve şefkatle büyütmüştür. Kız torunu Ümâme’yi omzuna alarak ashabına imamlık yapmıştır.

“Sizin en hayırlılarınız hanımlarına karşı en iyi davrananınızdır”(4) buyuran Efendimiz, hem eş, hem baba, hem de evlat olarak bir kadına nasıl davranılması gerektiği hususunda bize en güzel örnek olmuştur.

Değerli Kardeşlerim!

Yüce Kitabımızda Allah’ın övgüsüne mazhar olmuş kadınlardan kesitler sunulur. Yaratılışın kendisinde tezahür ettiği annemiz Havvâ, iman ve cesaretin zirveye ulaştığı Asiye, hayâ ve iffetin mekan tuttuğu Meryem, sadakât ve teslimiyetin anlam bulduğu Hâcer, namus ve haysiyeti Yaratıcı tarafından tescillenen Âişe validemiz bu yüce şahsiyetlerden sadece birkaçıdır.

İnancımızda kadın, Allah’ın emaneti olan bir eş, ayaklarının altına cennet serilen bir anne, Allah’ın rahmeti ile sarmalanmış bir evlat ve Rabbimizin mükerrem kıldığı bir varlıktır. Bu itibarla kadın her türlü hürmet ve saygıya layıktır. Kadınları incitmek, hangi gerekçeyle olursa olsun dövmek, mağdur ve mazlum durumuna düşürmek inancımızla bağdaşmaz.

Değerli Cemaatim!

Günümüzde hemen her coğrafyada kadın baskı, şiddet ve zorbalıklara maruz kalmaktadır. Kadın onuru ve saygınlığını hiçe sayan bu çirkin davranışlar cehalet, merhametsizlik, vicdanî değerlerden yoksunluk, dahası insan oluştan uzaklaşma gibi etkenlerden kaynaklanmaktadır. Söz konusu yanlış tutum ve davranışların İslam ile bağdaştırılması ise daha da vahimdir. Çünkü zulüm ve şiddeti hoş gören hiçbir yaklaşımın, düşüncenin, geleneğin ve inanışın, kendisine Kuran ve Sünnet’te yer bulması mümkün değildir. Unutmayalım ki yüce dinimiz İslam ve onun peygamberi Efendimiz eşimize, evladımıza güzel davranmayı imanın kemali için gerekli görmüştür.

Değerli Kardeşlerim!

Hutbemi Sağlık Bakanlığı’nın vatandaşlara duyurulmasını istediği bir notlabitiriyorum.

 İnsanlar arasında tek tek vakalar olarak ya da salgınlar halinde görülebilen, gribe benzeyen, ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, genel vücut ağrısı, halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde ”klinik belirtileri” olan, bazı vakalarda kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiği domuz gribi enfeksiyonuyla ilgili olarak;

– Dört yıl önce tüm Dünya’da baş gösteren ilk Domuz Gribi vakalarındaki gibi salgının söz konusu olmadığı”,

– Ülke’de domuz gribine maruz kalan kişilerin tedavisinde kullanılacak her türlü ilaç stokunun bulunduğu,

– Hastalık belirtileri görüldüğü durumlarda gecikmeden hastanelere müracaat edilmesi gerektiği bilinmelidir.

Söz konusu hastalıktan korunmak için genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması gerekiyor. Hastalıkta en etkili önlem ”el yıkama” dır. Öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnun tek kullanımlık mendil ile kapatılması ve mendilin atılması, elin sabunlanması hastalığın bulaşmasında önleyici tedbirdir. Hastalığın hapşırma, öksürme gibi yollarla bulaştığı düşünüldüğünde hasta kişilerle temastan kaçınmanın iyi bir korunma yöntemi olacağı unutulmamalıdır. Kirli ellerle gözlere, buruna ve ağıza dokunmak, buradaki virüslerin eller yoluyla yayılmasına neden olabileceği bilinmeli, bol sıvı tüketerek, iyi beslenmeye çalışılmalıdır.

—————————–

1-Araf Suresi Ayet 189
2- Nisa Suresi Ayet 124

3- Ebû Dâvûd, Tahâret, 94

4- Tirmizî, Radâ’, 11

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü nün 08.03.2013 Tarihli Hutbesi.

 

HUTBEYİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.