Son güncellenme :14.03.2013 9:28

Anasayfa > 2013 Mart, HUTBELER > 15 Mart 2013 (Şehitleri Anma)

14.03.2013 Per, 9:28

 

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ {1}

Al-i İmran Suresi Ayet 169

ŞEHİTLERİ ANMA

Muhterem Müslümanlar!

Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim.”(2)

Peygamberimiz (S.A.V), şehitlik mertebesinin yüceliğini işte bu ifadeleriyle dile getiriyor ve şehit olmayı kendileri de arzu ediyorlardı.

Muhterem Müslümanlar!

Mensuplarına dünya ve ahiret mutluluğu vadeden dinimiz, şehitlik rütbesini rütbelerin en üstünü, en şereflisi kabul etmiştir. Çünkü şehitler, Allah’ın emaneti olarak sahip oldukları can ve mallarını; vatan ve hürriyetlerini; din ve devletlerini koruma uğrunda  aziz canlarını seve seve feda etmişlerdir.

Aziz Cemaat!

Şehidin kefeni, üzerindeki elbisesidir. Kefen, ölen insanlar içindir. Şehit ise asla ölü değildir. Zira Yüce Rabbimiz, onların ölü değil, bizim anlayamayacağımız bir hayat ile diri olduklarını bildiriyor ve şöyle buyuruyor:

“Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.”(3) Başka bir ayet-i kerimede ise Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler,Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.(4)

Sevgili Peygamberimiz de şehitlik mertebesinin yüceliğine işaret eden bir hadis-i şeriflerinde: “Hiç kimse cennete girdikten sonra -bütün dünyaya sahip olsa bile-  tekrar dünyaya dönmeyi istemez. Yalnız şehitler, gördükleri ikram ve kavuştukları nimetler sebebiyle dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler”(5) buyurmaktadır.

Muhterem Müslümanlar!

Gaziler de şehit olmak ve bu mertebeye yükselmek için savaştığından, onlar da şehitler derecesindedir. Hatta Peygamberimiz (SAV):“Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı cân-ı gönülden isterse, yatağında ölse dahî Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.”(6) buyurmuştur.

Bugün üzerinde hür ve bağımsız yaşadığımız aziz vatanımızı, canları ve kanları pahasına bize emanet bırakan bütün şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, hutbemi istiklal şairimiz Mehmet Akif’in mısralarıyla bitiriyorum.

“Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın…

Bu taşındır diyerek Kabe’yi diksem başına

Ruhumun vahyini duysamda geçirsem taşına…

Ey şehit oğlu şehit,isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

—————————–

1- Al-i İmran Suresi Ayet 169
2- Müslim, “İmâre”, 103; Nesâî, “Îmân”, 24.

3- Bakara Suresi Ayet 154

4- Al-i İmran Suresi Ayet 169

5- Buhari Cihad H.7

6- Müslim, İmare, 46

 

Fatih KÜÇÜK Lefkoşa Yeni Camii Din Görevlisi

HUTBEYİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ 

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.