Son güncellenme :23.01.2013 16:22

Anasayfa > 2013 Ocak, HUTBELER > ZAMANI DEĞERLENDİRME BİLİNCİ(25.01.2013 Hutbesi)

23.01.2013 Çar, 16:22

                                                                                 

TARİH   : 25.01.2013

 

وَجَعَلْنَا اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ آيَتَيْنِ فَمَحَوْنَا آيَةَ اللَّيْلِ وَجَعَلْنَا آيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْصِيلًا

(İsrâ, 17/12)

 

ZAMANI DEĞERLENDİRME BİLİNCİ

 

Değerli Kardeşlerim!

 

Zaman, Allah’ın insana bahşettiği en büyük nimetlerden biridir. Önemli olan bu nimetin kadrini bilmek ve onu değerlendirmektir. Zamanı değerlendirmek, onu ölçülü ve bilinçli kullanmakla olur. Bunun yolu da zamanı iş, ibadet ve istirahat saatlerine bölmek suretiyle yönetmekten geçer. Bunun dışında müslümanın boş vakti ve boşa harcayacak zamanı yoktur. Ömrümüz sınırlı ve sonlu olduğundan, sınırsız ve sonsuz mükâfatları kazanabilmenin ve dünya hayatında başarılı olabilmenin yolu, zamanı doğru ve verimli kullanmaktan geçer.

 

Aziz Kardeşlerim!

 

Hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede Yüce Allah: “Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık”[1] buyurmaktadır. Biz şunu iyi bilmeliyiz ki, yaşanan her anın, alınan her nefesin verilecek bir hesabı vardır. Her zaman kendimizi sorgulamayız. Yaşadığımız hayat, dolu mu geçiyor, boş mu? Geçirdiğimiz günlerin hesabını kolayca verebilecek miyiz? Zaman öyle bir şeydir ki, akışı durdurulamaz, geçmişi telafi edilemez, geri getirilemez. Hayatta başarılı olanlar, zamanı iyi kullananlardır. Zamana hükmeden hayata hükmeder. Hayata hükmedenler ise dünyaya hükmeder ve tarihte iz bırakırlar.

            Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah, Mü’minun Suresi’nin üçüncü âyetinde, mü’min kullarının önemli bir özelliğini şöyle açıklıyor:“Onlar, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.”  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de kıymeti çok bilinmeyen iki nimetin önemine dikkat çekmek üzere şöyle buyurmuştur: “İnsanların çoğunun kıymetini bilmediği iki nimet vardır. Bunlar; sıhhat ve boş vakittir.”[2] Günümüzde pek çok kimse vakit yokluğundan şikayet eder. Kime sorsanız, zamanı pek dardır; oradan oraya koşuşturmaktan, en gerekli işlere dahi fırsat bulamamaktadır. Bir akraba ziyareti, birkaç sayfa kitap okuma hattâ ailesiyle üç beş dakika sohbet etme veya çocuklarıyla meşgul olma gibi en önemli işler bile, “vaktim yok” bahanesiyle ihmale uğrayıp gitmektedir. Eğer en lüzumlu işler için vakit bulamıyorsak, zamanımızın geri kalan kısmını bunlardan daha önemli işler için mi harcıyoruz? Bunun cevabını hep birlikte düşünüp, bir günlük hayatımızı ayrıntılı bir şekilde baştan sona gözden geçirelim. Dünyamıza da âhiretimize de faydası olmayan şeylerin, günlük hayatımızda ne kadar yer işgal ettiğini göz önünde bulunduralım. Böylece her gün boşa akıp gittiğine şahit olduğumuz zamanımızı daha yararlı işlere ayırarak, neler kazanacağımızı ve hayatımızda nelerin değişeceğini hesaplayalım.

Hutbemi Sevgili Peygamberimiz’in konuyla ilgili bir hadis-i şerifiyle bitiriyorum. Rasulullah Efendimiz (s.a.v) buyuruyorlar ki: ‘‘Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin; ölüm gelmeden önce hayatın, hastalık gelmeden önce sağlığın, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin.”[3]

 

Konya Müftülüğü’nden alınmıştır.



[1] İsra, 17/12

[2] Buhari, Rikak, 1

[3] Buhari,Rikak,1; Tirmizi, Zühd, 2

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.