Bu gece, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.s.) dünyayı teşriflerinin 1455. yıldönümüdür. Cenab-ı Hak, idrak edeceğimiz Mevlid Gecesi’ni milletimiz, âlem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile eylesin. Veladet-i Nebi’nin insanlık için taşıdığı anlam ve önemi hakkıyla kavramayı bizlere nasip eylesin.
40 yaşında kendisine Kur'an-ı Kerim'in indiriliş sebebini Rabbimiz yine Kur'an'ın da şöyle anlatıyor; 'Kitabı sana insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarasın diye indirdik'. Efendimizin vazifesini bütün dünyaya böyle ilan ediyor Rabbimiz. İşte mucize kitap Kur'an-ı Kerim'in yeryüzüne indiriliş amacı budur. Peygamber Efendimizin bu mucize kitapta gönderiliş amacı da insanları karanlıklardan aydınlığa çıkartmaktır.
Hz. Peygamberin yegane hedefinin, cahiliye taassubunu ortadan kaldırarak tevhidi ikame etmek, yüreklere iman ve takva bilincini yerleştirmektir. Bunu yaparken de merhametten, nezaketten, sevgi ve saygıdan bir nebze olsun ayrılmamış; yaş, cinsiyet, makam, ırk, kabile ve benzeri hiçbir ayrımda bulunmaksızın insan onurunu merkeze almıştır. O, sevgiye, saygıya ve samimiyete dayalı bir zeminde hikmetle, güzel söz ve nasihatle Rabbinin yoluna, İslam’a davet etmiştir.
Kur’an, getirdiği hüküm, ilke ve değerlerle hem akılları hem de kalpleri inşa etmiştir. Şahsiyet sahibi bir Müslümanın nasıl olması gerektiğini bütün boyutlarıyla insanlığa öğretmiştir. Hayatı Kur’an ile inşa olan son Peygamber, alemlere rahmet Hz. Muhammed (sas) ise mümtaz şahsiyetiyle tüm insanlığa en güzel örnek olmuştur.
İlahi çağrının son ve evrensel temsilcisi Hz. Muhammet Mustafa (s.a.s) da insanları, hikmet ve güzel öğütle İslam’a davet etmiş, hayatıyla en güzel örnekliği göstermiş ve yeryüzünde iyiliğin egemen olması için mücadele etmiştir. Şüphesiz onun hayatı, ahlakı, sünneti, davet ve tebliğ metodu, bütün Müslümanlar için en ideal örnektir. İnancı ve gayreti, samimiyeti ve ihlası, güvenilirliği ve doğruluğu, sabrı ve merhameti, fesahatı ve belâgati, onu davetinde başarılı kılan en bariz özelliklerdir.
Asırlarca esenlik yurdu olmuş coğrafyalar, kan ve gözyaşı gölüne dönüşmüş vaziyettedir. Bilhassa yaklaşık bir asırdır sistemli bir işgal altında varoluş mücadelesi veren Filistin, Kudüs şimdilerde çağın en trajedik olaylarına sahne olmaktadır. Filistin toprakları şimdi garip, kutsal emanet olan Kudüs garip, yerle bir edilen Gazze garip, soykırıma uğrayan Filistin halkı gariptir. O bereketli topraklarda şimdi vahşi bir zulüm, katliam ve soykırım kol gezmektedir. Dünyanın birçok yerinde yaşanan işgaller, savaşlar, şiddet olayları, bir taraftan hayatı zindana çevirirken, aynı zamanda insani, ailevi, ahlaki ve içtimai değerlerin ötelenmesine de yol açarak, insanlığın bugününü ve geleceğini tehdit etmektedir.
Hiç şüphesiz insanlığın bu buhrandan kurtuluşu, ancak Allah Resulünün (s.a.s.) kutlu mirasına sımsıkı tutunmakla ve madde ile mana, dünya ile ahiret arasında denge kuran mesajlarını benimsemekle mümkün olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, aziz milletimizin ve İslam âleminin Mevlit Gecesi’ni tebrik ediyor, Veladet-i Nebi’nin Müslümanların vahdetine ve insanlığın hidayetine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Hakan Moral
Din İşleri Başkanı